
Irving çok garip bir grup. Son zamanlarda herkes nedense bizlere Grandaddy tadı vermekte ama Irving bana bir başka verdi bu tadı. Hani Grandaddy albümlerinin güzel bir bütünsüzlükleri var bence. Mesela katılacakmısınız bilmiyorum bana pırıl, şahin ve rüya ama aklıma gelen en iyi örnek diye söylüyorum Placebo Black Market Music albümünün şahane bir bütünlüğü vardır ya hem müzikal açıdan, hem lirikal açıdan. Hani Pink Floyd'un babalığını yaptığı bir albüm bütünlüğüdür aslında o. İşte Grandaddy de ve Irving'de bu bütünlüğün b'si yok diyesim geliyor. Ama less is more tadında bir karşıtlık bu. Sevdiğimiz, ah olmuş dediğimiz birşeymiş gibi geliyor. Bu [...]

Kuzey kutbunda esrarengiz bir takım araştırmalar yapan kaşif ve tarihçilerden oluşuyor Flotation Toy Warning . İşte kendilerine ait 1820 tarihli bir fotoğraf. İnanmıyorsanız grubun sesi Paul Carter'a sorun. Carter odanıza misafir olduğu andan itibaren hikayesini incelikle anlatmaya başlıyor. Hemen başında "Please leave all the shiny objects behind" diye ricasını da dile getirdikten sonra sahne bulanıklaşıyor. Bluffer's Guide To The Flight Deck grubun debut çalışması ve 2005 yılına ait. Flaming Lips, Neutral Milk Hotel, Sparklehorse çalışmalarını andıran dream pop etkenleri bayağı önde genel olarak. Parçalardaki algının dışında kalan duygusallık, detaylı işlenmiş enstrümantasyon, derinden gelen sizle konuşan bir vokal, [...]
Tavşanlar çok iyidir, biri dışında: Bugs Bunny. Bariz kötü kalplidir ve her yerde havucuyla saçma sapan kötülükler yapar. Bu yüzden tavşanlar derken kendisinden bahsetmiyoruz, lütfen yanlış anlayıp yerin dibindeki bir yuvarlaktan naber cınım diyip havucunu kütürdetmesin. Gelelim bir başka müzik grubuna; Thee More Shallows . Kendileri bir arkadaştan araklayıp pek sevdiğim adamlar oluverdiler son 1 hafta içinde. More Deep Cuts adlı albümleri gerçekten güzel. Baskı yapmak gibi olmasın ama; dinleyin! "Pre-present" şarkıları Mogwai gibi başlayacakmış gibi yapıp yan çiziyor mesela, daha pamuk pamuk gidiyor. Biraz hüzünlü bu arkadaşlar. Tam hepimize göre yani. Özellikle hüzün var, ama Sigur Ros [...]
Ben coverlara önem veriyorum. Cover dinlemeyi seviyorum da. Hatta bazı şarkıların coverlarını orjinal versiyonlarına tercih edebilirim. Bu seferki kısa olucak, New Yorktaki Easy Star reggae labelına bağlı reggea sanatçıları Easy Star-All Stars ismi altında birleşip albüm coverlıyorlar. Reggae olarak. Ve evet bütün albümü baştan sona coverlıyorlar. Bu işi ilk önce Pink Floyd'un The Dark Side of the Moon'u için yapmışlar. Bakmışlar ki tuttu, bir de Radioheadin OK Computer'ını coverlamışlar. Ve bence çok güzel olmuş. Beğenmeyebilirsiniz, ama en azından çabayı takdir edin. Hatta itiraf etmeliyim ki hayatım boyunca gerçek OK Computer albümünü dinlediğimden daha çok bu albümü [...]

Kendimle çelişmekten çok hoşlandığım için, kadın vokallerden hoşlanmadığımı itiraf ettikten hemen sonra yeni bir kadın hakkında yazmaya başlıyorum. Ama bu akşamki misafirimiz biraz özel. Çok başka bir yerlerden, sadece peri masallarının yaşandığı, bulutların üstünde zıplaya zıplaya giden "joker"lerin olduğu, bütün hayvanların konuştuğu ama en çok da sihirli değneklerin sözünün geçtiği çok uzak diyarlardan hikayeler anlatıyor, şarkılar söylüyor bize. Joanna Newsom 24 yaşında. San Francisco'da yaşıyor. Müzisyen bir ailesi, müzisyen komşuları var. Müzik eğitimi almış. Evet, harp çalıyor. Ve evet, bu kadar büyük harpleri çalıyor, daha küçüklerini çalamıyormuş. Profesyonel müzik [...]

Bu aksam size tanıtacağım bu grubun iki gün öncesine kadar ne adlarını ne müziklerini duymuştum. Last fm'de ve soulseek'de karşıma çıkan her recommended artiste şans verdiğim ve genellikle hayal kırıklığına uğradığım şu günlerde, beni gerçekten heyecanlandıran bir grup oldu Monkey Swallows The Universe . Sheffield'da kurulmuş bu beş kişilik indie - folk - akustik - pop grubu solist Nat ve gitarist Kev tarafından kurulmuş. Akustik gitar, keman ve çello ile sıcacık şarkılar yapıyorlar. Kadın vokalli gruplardan genelde hoşlanmamama rağmen, Nat'in yumuşacık sesine kimsenin itiraz edebileceğini düşünmüyorum. (Nat'in en sevdiği grupların arasında Eels, Bright Eyes, Delgados, [...]

Efendim, bugünkü müziksyenlerimiz Texaslı bir grup insandan oluşuyor. Tarif etmesi çok zor aslında, dinlediğim tüm şarkıları biririnden farklı bir tad veriyor. Kiminde Belle and Sebastian yakalayabiliyorsunuz, diğerinde vokali Death Cab for Cutie'ye benzetmek mümkün, hatta bir şarkılarında Morrissey tadı alırsanız şaşırmayın. Ucundan da Architechture in Helsinki kokusu alınabilir. Şimdi bana bu ne demeyin, dinleyince ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ama yok, biz dinlemeyelim sen anlat diyorsanız illa, anlatayım, bu genç adamlar ikinci albümleri Raised by Wolves 'u çıkarmış bulunuyorlar. Fakat bana sorarsanız bir önceki albümleri Mothers, Sisters , Daughters & Wives' daki [...]

Film kesinlikle bir doğu avrupa filmi, kusturica olabilir. Bu analoji ne kadar bayat görünse de gerçekten Beirut'un çağrıştırdığı bir çok mucizevi şeyden belki de en öne çıkanı, en belirgin olanı bu. Evet, konumuz Beirut. Bir düzine insandan oluştuğunu düşündüğümüz bu son derece amerikalı balkan orkestrasının aslında 20 yaşında New Mexico'lu Zach Gordon olduğunu öğrenmek varoluşumu sorgulatsa da, arkasından "değdi galiba" diyebildim. İnsan garip şeyler hissediyor Gordon'ın müziğini dinlerken. Anneannenizin de sevebiliceği bir ton var, ve çok insani şeyleri hatırlatıyor bana o ton. Hani birilerinin çıkıp bir türküyü gayet deneysel bir biçimde yorumladığı, ve sizin de tüm önyargılarınızın yıkıldığı ve aman [...]
Bu konuda biraz söyleyeceklerim var. Son yıllarda internet dünyasının getirdiği olanaklar, oluşturulan communityler ve benzeri legal/illegal paylaşım platformları sayesinde müzik dünyasının gidişatı bayağı bi değişti. Değişimden kastım, tek gecede kaderi belli olan gruplar müzisyenler var. Akıl almaz bir erişilebilirlik sözkonusu. Evet belki böyle bir fırsat çağında bunu akıllıca kullananları eleştirmek abes olabilir. Öyle de yapmıyoruz zaten. Yoksa bayılarak dinlediğimiz onca hayal üstü yaratıcılığa sahip müzisyenin yeryüzüne çıkması bir 10 yılı daha alabilirdi. Ancak zaman zaman kimlerin bu minik mucizelerden faydalandığını da bilmek gerekebiliyor. Bahis konumuz Ok Go da bu internet [...]

Destroyer Kanadadan bir grup, Vancouver'lı Dan Bejar tarafından kurulmuş.Dan Bejar aynı zamanda The New Pornographers'ın da artık official olmayan bir üyesi. Grup 2006 yılında 7. stüdyo albümleri olan Destroyer's Rubies'i çıkardı. Açılış şarkıları Rubies 9.5 dakikalık uzunluğu ve hikaye anlatma tarzıyla bize The Decemberistsi hatırlatsa da Destroyer'ın Decemberists kadar zengin bir enstruman yelpazesi yok. Mızıka, saksafon ve genellikle piyano tınılarında keyboard kullanıyorlar ama keman eksik mesela. Bana nedense Shudder To Think - Hot One şarkısını hatırlatıyor genel hava olarak. Biraz da Smog, ama sadece adamın konuşur gibi şarkı söylemesi açısından. Yoksa çok daha tempolu [...]

Ben de ilk postumu son zamanlarda bol bol dinlediğim ve Salimin blogunu her gün okumama sebep olacak kadar sevdiğim bu iki kardeş ve müzikleri hakkında yazmak istiyorum. Uzun zamandır Last fmdeki baş komşularımızdan olan faslı arkadaşlarımızın listesinde bir numarada bu nourallah kardeşlerin ismini görüyordum ama nedense hep faslı olduklarını ve arapça müzik yaptıklarını düşündüm o yüzden ilgilenmedim. Ta ki şarkılarının hepsinin ingilizce ve tam da benim sevdiğim gibi yumuşak, insanın içini açan, mutluluk veren yumuşacık akustik şarkılar olduğunu öğrenene kadar. Salim Nourallah'ın blogundaki açıklamasında anlattığına göre, aralarında 18 ay olan kardeşler amerikalı bir anne ile arap bir [...]

28 Kasım salının ikinci grubu Apples In Stereo. İsimlerini yeni duyduk ama ufak bir araştırma aslında pek de yabancı olmadıklarını ortaya çıkardı. Bu noktada ilk önce Elephant 6 Collective'den bahsetmek gerek. Elephant 6 Collective, çok sevdiğimiz grupların sevdiğimiz adamlarından oluşan bir proje. Olivia Tremor Control, Neutral Milk Hotel, Circulatory System ve Of Montreal gibi grupların içinde barındığı Elephant 6'in şaheserlerinden biri Apples In Stereo. Indie görünen grup isimlerine önyargılı yaklaşmak şöyle dursun, içten içe bir hayranlık beslediğimiz düşünülürse Apples In Stereo'u hangi kefeye koyduğumuz anlaşılabilir. Aslında yeni birşeyden bahsedemesek de burada, çok sevdiğimiz, pek sevdiğimiz bir tat var karşımızda. [...]

İlk grubumuz benden gelsin dedim. İşte Oh No! Oh My! . Bu pek bir indie görünen isimlerle çıkış yapmak avantajlı bir durum olsa gerek. Ama önyargılı yaklaşmıyorum. 2006 ortalarında kendi releaseleri olan Oh No! Oh My! debut albümleri. Magnetics Fields esintileri ve Belle&Sebastian müziği üstüne 2000lerin indie pop tınıları serpiştirilmiş, bir kaç doz da elektronik aksam eklenmiş durumda. Böle bir positif insanlara benziyolar. Albüm kapağı siteleri falan çok samimi geliyor açıkçası. Sevimli indie pop/folk kısaca geçmek gerekirse. Oh No! Oh My! - Walk In The Park Bu da elektronik aksamdan kastım Oh [...]